KAZANMAK İÇİN MÜCADELE ETMEK
Sporcular ilk ve önce, kazanmak ikinci ve sonra demek, antrenör ve beden eğitimi öğretmenlerinin kazanmaya hiç önem vermedikleri anlamına gelmez. Oyun kuralları içinde, kazanmak için mücadele etmeyi her bir sporcu ve antrenör hedef almalıdır. Çünkü sporlarda, yarışmalarda kazanmak için oynamamak pek dürüstçe olmaz, üstelik kazanmak için oynamak, zevkli ve çekişmeli bir yarışma için zorunludur.
Kazanmak her şey değildir, sadece bir şeydir. İfadesini daha ilerleterek Vince Lombardi şöyle söylemiştir. Kazanmak her şey değildir, fakat kazanmak için mücadele etmeye evet. Acaba vurgulama kazanmanın sadece kendisinde değil de kazanmak için mücadelede mi olmalıdır? Bu sadece varılacak hedefin kendisinden çok, bu hedefler için mücadele etme ve yapılan sporlardan zevk almaya mı daha çok olanak sağlar? Birçok spor adamı ve tecrübeli sporcu anılarında en çok kendi zaferlerinden değil, yarışmadan önce ve sonra, aylarca süren hazırlıklarından, katılımlarından ve duydukları zevk ve hazlardan bahsederler ( 1 ). Yani yapılan spor faaliyetleri sadece kazanmaya indirgenemez, çünkü o kazanmaktan daha farklı bir şeydir.
Sporda kazanmak için mücadele etmek önemli olmaktadır. Bu süreç, genç sporcuların kendi kapasitelerinin en iyisini ortaya çıkarmalarına, performanslarını ilerletmelerine ve ahlaki olarak gelişmelerine yardımcı olabilir. Çünkü kazanmak her şey olarak görünmez ve sporcuların, antrenörlerin kendilerine olan değerleri zedelenmez. Kazanmak, sporlara katılmanın tek ve en önemli amacı olamaz Sporcular için uzun dönemde etkili ve yararlı olacak amaçları, yani onların fiziksel – fizyolojik, sosyal- kültürel ve psikolojik gelişmelerine dayalı perspektif, çevre baskılarının sonucu olarak tepetaklak edilmeli ve felsefi idealizmin içine düşülmemelidir. Sporcuların fiziksel – fizyolojik, sosyal- kültürel ve psikolojik gelişmeleri, bir takım kısa dönemli olabilecek yaralar için ( örneğin ne pahasına olursa olsun kazanmak gibi ) feda edilmemelidir. Toplumumuzda bize öğretilenin tersine, kazanmak veya kazanmak için mücadele etmek asla sporcuların sağlıklarından, sıhhatliliklerinden daha önemli değildir. Yaşadığız toplumda bizlere oldukça karışık mesajlar verilmektedir. Bir taraftan sporcuların sağlıkları, sıhhatlilikleri, kendilerini geliştirmeleri benim için ilk önceliktir diyenler, ertesi gün bunun tam tersi davranıyorlar. Bu kişiler sakat veya iğnelerle sporcularını oyunlara sürebiliyorlar ve dahası küfürlere, onu kırıcı söz ve davranışlara ve hatta dayaklara bile başvurabiliyorlar.
Uzun dönemli yararları, kısa dönemli yararların karşısında, sadece antrenmanlarımızda değil, aynı zamanda yarışmalarda da koruyabilmeliyiz. Üstelik bunları sadece galibiyetlerimizde değil, mağlubiyetlerimizde de başarabilmeliyiz? Dahası bunları sadece, yöneticilerin desteğine sahip olduğumuzda değil, yöneticilerin kazanmak için bizler üzerinde baskı yaptıklarında da koruyabiliyor muyuz?
Kazanmak perspektif içinde tutulduğunda, spor programları, katılmaktan zevk duyan, mükemmellik için mücadele eden, öğrenmek için bir takım yanlışlık risklerinin sorumluluklarını üstlenebilen, yapıcı eleştirilerle, taktiklerle, ve teşviklerle büyüyen sporcular meydana getirir. Kazanmak her şey olarak görülmediğinde, sadece perspektif içinde tutulduğunda, kazanmalara, galibiyetlere giden yol içinde haz duymaya, zevk alamaya ya da neşelenip eğlenmeye yer ve zaman vardır. Üstelik eğlenmek veya zevk duymak, kazanmak olarak da düşünülebilir. ( 1 ) .
Kazanmanın sadece perspektif içinde tutulduğu durumlarda, sporcular diğer sporcuları kabul ederler, onların varlıklarından rahatsızlık duymazlar, centilmence davranışlar geliştirirler ve kendileriyle barışık olmayı öğrenirler.